yandex
Ana Sayfa / İtikat / Kader ve Kaza

Kader ve Kaza

Kader ve Kaza Ne Demektir?

Yüce Allah; ilmi, iradesi ve kudreti ile ezelden ebede kadar olmuş ve olacak şeylerin hepsini bilir. Her şey, Allah’ın bu bilgisi çerçevesinde olur. Allah’ın bilmesine ve her şeye bilgisi dahilinde bir ölçü belirlmesine kader denir. Kaza ise ezelde Allah’ın bildiği ve takdir ettiği şeyin, zamanı ve yeri geldiğinde ortaya çıkması anlamına gelir. Müslümanlar kader ve kazaya iman ederler.

Kader ve Kazaya İmanın Önemi

Kader ve kazaya iman; hayır ve şer, iyi ve kötü, faydalı ve zararlı ne varsa her şeyin, Allah’ın bilgisi, dilemesi, kudreti ve yaratması ile mümkün olduğuna inanmak demektir. Kadere iman, evrende olan her şeyin bir ölçüye, bir hikmete göre meydana geldiğini kabul etmeyi ifade eder.

Kadere iman, insana verilen özgür iradeyle birlikte değerlendirilmektedir. Kader, sorumluluktan kaçmayı değil, yapılan işlerde iyilik ve başarıyı Allah’tan dilemeyi gerektirir. İrade ise Allah’tan istediğimiz yardımın lutfedilmesi için ortaya koymamız gereken güç, istek ve kararlılığımızın kaynağıdır ve sonuçta kötülük ve başarısızlık durumu ortaya çıkarsa kişinin kendisinin sorumlu olduğunu bilmesini sağlar.

Kadere İman Eden İnsan….

  • Her şeyin Allah’ın bilgisi çerçevesinde olduğunu, O’nun bilgisi olmaksızın bir yaprağın bile kımıldamadığını bilir. O’na sığınmanın güven ve huzurunu yaşar.
  • Her şeyi en ince noktasına kadar bilen Allah’ın, herkes için bir amaç belirlediğini bilir. Bu amacı anlamaya çalışır.
  • Allah’ın evrene bir düzen ve denge koyduğunu bilir. Allah’ın var ettiği bu dengeyi anlamaya ve korumaya gayret eder.
  • Allah’ın her şeyi bir düzen isçinde yarattığını bilir. Bu düzenin bir parçası olarak karşılaştığı zorluklarla mücadelede Allah’a güvenip dayanır.
  • Allah tarafından belirlenmiş bir ömrü olduğunu bilir. Bütün dünya bir araya gelse bile ömrü bitmeden kimsenin onun canını alamayacağına inanır. Allah’a ve O’nun kaderine olan bu sarsılmaz iman sayesinde kimse müminden daha cesur olamaz.
  • Sahip olduğu güç, zenginlik ve makamdan dolayı en ufak bir gurur duymaz. Çünkü bunların hepsi Allah’ın kendisine geçici bir süreyle verdiği birer hediyedir. Ve Allah, verdiği gibi alabilir de…
  • Her ne olursa olsun ümidini kaybetmez. Çünkü bilir ki yerin ve göğün hazinelerinin sahibi Allah’tır ve Allah’ın verebileceği nimetlerin bir sınırı yoktur. Allah nimetlerini bol bol verdiğinde de kıstığında da bunun bir sebebi vardır. Bu iman kendisi için olağanüstü bir teselli ve ümit kaynağıdır.

İnsanın Kaderi ve Sorumluluğu ile İlgili Bazı Özellikleri

Akıl Sahibi Olmak

İnsan, akıl sahibi olan ve bu özelliğinden dolayı da dinin emir ve yasakları karşısında sorumlu olan bir varlıktır. İnsanın akıl sahibi olması, onu meleklerden ve diğer varlıklardan ayırmakta; dinin emir ve yasakları karşısında bir tercihle ve seçimle baş başa bırakmaktadır. Kendilerine verilen bu özellikten dolayı insanlar arasında aklını kullanarak imanı ve teslimiyeti seçenler olduğu gibi inkara sapanlar da olmuştur.

Özgür Olmak

İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerden biri de seçme özgürlüğüne sahip olmasıdır. İnsan, tercih yapabilen bir canlıdır. Kendisine sunulan seçenekler içerisinden imanı da inkarı da tercih edebilir. Kul seçer; Allah da bu seçime göre yaratır.

Zaten insanın imtihana tabi tutulması ve yaptıklarından sorumlu tutulup hesaba çekilmesi, ona verilen bu seçme özgürlüğü sebebiyledir. Şayet tercihte bulunabilme duru olmasaydı o zaman imtihana gerek kalmaz, “sorumluluk”tan da bahsedilmezdi.

Kur’an-ı Kerim’de Kaderle İlgili Bazı Kavramlar

Tevekkül

Tevekkül yapılması gereken her şeyi yaptıktan sonra Allah’a dayanıp güvenmek, sonucu Allah’a bırakmak ve bu sonuca her durumda razı olmak anlamına gelir.

Tevekkül, kadere imanın tabii sonucudur. Fakat bazen yanlış anlaşılarak tembellik, miskinlik olarak yorumlanmaktadır. Tevekkül, Allah’a dayanıp güvenmek, çalışıp çabalarken Allah’ı daima yanımızda bilmek, işlerin sonucunu Allah’a bırakmak ve Allah’a güvenip sonuçtan endişe etmemek anlamına gelir.

Tevekkül, bütün yapılması gerekenleri yaptıktan sonra insanın içinde duyduğu bir iç huzur ve en önemlisi Allah’ın takdir edeceği sonuç ne olursa olsun buna razı olma ahlakıdır. Sonucu yalnız Allah’tan bekleme halidir.

Rızık

Rızık, azık, yenilen, içilen ve faydalanılan şey anlamına gelir. Yegane rızık verici Allah’tır. Kullar çalışıp çabalarlar ve kendileri için Allah’ın belirlemiş olduğu rızkı kazanma yolunda gayret gösterirler. Rızkı yaratan da veren de Allah’tır. Ama bu durum bizi “Nasıl olsa rızkı veren Allah’tır” deyip çalışmamaya, tembelliğe götürmez. Çünkü Allah’ın belirlediği rızkın ne olduğunu ve miktarını biz bilmeyiz. Bilmediğimiz için de elimizden gelen çabayı göstererek rızkı elde etmeye çalışırız.

Başarı

Dinimize göre başarı Allah’tandır. Kul herhangi bir işte başarılı olmak için çalışır, gayret gösterir. Ama o işin sonunda başarıya ulaşabilmesi, pek çok şarta bağlıdır. Bütün bu şartların bir araya gelmesi, Allah’ın takdiriyle mümkün olur. Bir de neyin başarı neyin başarısızlık olduğunu biz tam anlamıyla bilemeyiz. Asıl başarı, Allah’ın memnuniyetini ve hoşnutsuzluğunu kazanabilmektir.

Afet ve Hastalık

Bir kimsenin ölümü, o kimse için takdir edilen ömrün bitmesiyle gerçekleşir. Bunun nerede, ne zaman nasıl olacağını hiç kimse bilemez. Ece, ne öne alınabilir ne de ertelenebilir. İnsanın hastalanıp yatakta ölmesi de, depremde duvar altında kalması da, denizde boğulması da eceliyle ölmesi demektir. Öldürülen de, kazalarda ölenler de kendi ecelleriyle ölmektedir.

Hastalıklar ve musibetler karşısında öncelikle öz eleştiri yaparak kendimizi sorgulamalıyız; ayrıca bunları daima kötü ve şer olarak da değerlendirmemeliyiz. Çünkü Allah kullarını farklı şekillerde imtihan eder. Hastalıklar ve musibetler de Allah’a güven ve teslimiyet içinde sabırla karşılanırsa Allah’a yaklaştıran, günahları azaltan ve arınmaya vesile olan sınavlar olabilirler.

Bir müminin başına herhangi bir hastalık veya rahatsızlık gelirse bundan dolayı Allah onun günahlarını, ağacın yapraklarını döktüğü gibi döker.
Hadis-i Şerif

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir