yandex
Ana Sayfa / Ahlak / Manevi Değerlerimizi Sevelim ve Koruyalım, Başkalarını da Düşünelim

Manevi Değerlerimizi Sevelim ve Koruyalım, Başkalarını da Düşünelim

Başkalarını da Düşünelim

Diğerkâmlık; bir kimsenin kendisinin ihtiyaç duyduğu bir şeyi başka bir ihtiyaç sahibine vermesi, onu kendine tercih etmesi, başkasını kendinden daha çok düşünmesi demektir. Kanaatkârlık, tokgözlülük, fedakarlık gibi olumlu kavramlarla ilişkili olarak insanın davranışlarında ortaya çıkar. Zıddı ise bencilliktir.

Diğerkamlığın en büyük örneklerinden birini gösteren Medineli Müslümanları, Allah, Kur’an-ı Kerim’de överen şöyle buyurmuştur: “Onlardan önce yurda yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Harş Suresi, 9. ayet)

Diğer insanları düşünerek imkanları onlar için harcayanlar, iyiliğin anlamını gerçekten anlamış insanlardır. Sahip olduğu şeyleri başkalarına hem de seve seve verebilmek, insanı iyiliğin en üst düzeyi olan “birr“e ulaştırır.

Manevi Değerlerimizi Sevelim ve Koruyalım

Manevi değerler, toplumu bir arada tutan vazgeçilmez zenginlik kaynaklarıdır. Manevi değerler, bireyin ve toplumun kimliğini oluşturur, kalbi ve ruhu besler, manevi ihtiyaçları giderir. Maddi zenginlikler kaybedilse bile onları yeniden kazanmak mümkündür. Ama manevi zenginlikler kaybedildiğinde onları telafi etmek oldukça zor ve zahmetlidir. Bu sebeple dinin sağlamış olduğu zeminde büyüyüp serpilen kültür ve medeniyetin farkında olunmalıdır. Çünkü manevi değerler ve zenginlikler, bizi biz yapar; bir toplumdaki birey “biz” dediğinde bu değerler toplamını paylaşan insanları kasteder. Bir toplumun gelecekte var olmasının yolu, manevi değerleri korumasından ve onların devamlılığını sağlamasından geçer.

Din, insanların düşünce ve inançları çerçevesinde, aileleriyle birlikte, can ve mal emniyeti olan güvenli bir ortamda yaşamalarını hedefler. Çünkü din, insanlara huzur, güven ve mutluluk sunmak, dünyayı rahat ve bayındır kılmak için bir kılavuzdur. Bu da dinin dil, tarih, örf, adet ve gelenekler, aile, vatan gibi değerlere yönelik sağladığı koruyucu şemsiyenin varlığına bağlıdır. Bu koruyucu şemsiye sayesinde birlik ve beraberlik içerisinde yaşanır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir